Dünya bir alem, alemi keşfetmeye muhtaç olan da bir adem. İnsan olarak hepimiz keşfetmeye muhtacız.

NELER YAPIYORUZ?

Ortaokul öğrencisi arkadaşlarımızla tarihi, dünyayı, yarını keşfetmeye yardımcı olan birbirinden güç alacak, kardeşlik ortamını kurduran ve çağın ötesine ulaşabilecek özellikleri kazandıran Kaşif Grupları’nda buluşuyoruz. 

 

KAŞİF GRUPLARI NEDİR?

Ortaokul öğrencilerinin hem manevi eğitim alabilmeleri hem de okul derslerinde başarılı olabilmeleri için belirli düzeye ulaşmış bir eğitimciyle bir araya getirilerek bir müfredat çerçevesinde haftalık eğitim ve etkinliklerin yapıldığı gruplara Kaşif Grupları denir.

Amacı:

Ortaokul öğrencilerinin:

  • Dini eğitim almaları sağlamak,
  • Güçlü bir kişilik sahibi olmalarını sağlamak,
  • Derslerinde başarılı olmalarını sağlamak,

 

Kaşif Kimdir?

Kaşif Grubu öğrencilerine yüklediğimiz manadır. Kaşif, keşfeden demektir. Bilenen ama yürünmeyen yollarda yürüyen demektir. Kaşif, dinini, kültürünü, insanlığı, dünyayı keşfedendir. Kaşif, bizim hayırlı bir gelecek için kalbine dokunup ufuk kattığımız öğrencimizdir.

 

Nasıl Çalışıyoruz?

Kaşif Grubu 10 öğrenciden ve bu öğrenciler ile ilgilenen bir Kaşif Önderi’nden oluşur. Öğrencileri Kaşif Önderi vesilesiyle çeşitli etkinlikler ve belirli eğitim programları çerçevesinde bir arada tutma gayretidir.

 

Nihai Hedefimiz

İyilikleri emreden, kötülüklerden alıkoyan ve insanları hayra çağıran bir topluluğun mensupları olabilmek.

 

Ümidimiz

Bize emanet edilen canı, emanet edenin hoşnutluğunu kazanmış olarak teslim edebilmek.

 

Geri Durmuyoruz!

‘’Gencin süsünün güzel ahlaktır’’ prensibi anlatılırken zalime ve zulme karşı sessiz kalmamanın, sömürünün her türlüsüne karşı mücahede etmenin Peygamber ahlakının bir gereği olduğunu vurgulamaktan geri durmuyoruz.

 

Hatırlatıyoruz!

Gencimize bolluğa ve darlığa, zenginliğe ve yoksulluğa, mülkiyete ve yoksunluğa, otoriteye ve çaresizliğe, hayata ve ölüme, paraya ve ürüne müdahale etmeyenbir namazın tadil-i erkâna göre kılınmış olunmayacağını hatırlatıyoruz.

 

Söylüyoruz!

Bilimin ve ideolojilerin insan aklının ve yetilerinin bir ürünü olduğu ve insanın da müstağni bir  varlık olmadığı, İslam’ın bir akıl dini değil bir vahiy dini olduğu ama vahyin de akıl sahiplerini muhatap aldığını söylüyoruz.